jump to navigation

Sami Yusuf Haziran 14, 2007

Posted by askaarzuhal in Seçkin Videolar.
add a comment

Sami Yusuf Konserinden Muhteşem Görüntüler…

BAŞARISIZ OLDUĞUMU HİSSETTİĞİMDE Haziran 6, 2007

Posted by askaarzuhal in Mihmandar'ın Dünyasından.
add a comment

Yaşam, bana bir şeyler mi anlatmak istiyorsun?
Çünkü…
Başarısızlık ben bir başarısızım demek değildir;
Henüz başaramadım demektir.
Başarısızlık ben hiçbir şey gerçekleştiremedim demek değildir;
Bir şeyler öğrendim demektir.
Başarısızlık aptallaştım demek değildir;
Deneyerek yaşamak için gerekli inanca sahibim demektir.
Başarısızlık ümitsizliğe kapıldım demek değildir;
Deneme cesaretini gösterdim demektir.
Başarısızlık istediklerime sahip olamayacağım demek değildir;
Değişik tarzda bir şeyler yapmalıyım demektir.
Başarısızlık ben aşağılığım demek değildir;
Mükemmel değilim demektir.
Başarısızlık zamanımı boşa harcadım demek değildir;
Yeniden başlamak için bir nedenim var demektir.
Başarısızlık vazgeçmeliyim demek değildir;
Daha sıkı çalışmalıyım demektir.
Başarısızlık asla başaramayacağım demek değildir;
Daha sabırlı olmalıyım demektir.
Başarısızlık benden ümidini kestin demek değildir;
Bir bildiğin var demektir.

Evli Çift Haziran 6, 2007

Posted by askaarzuhal in Mihmandar'ın Dünyasından.
1 comment so far

Yeni evli bir çift vardı.
Evliliklerinin daha ilk aylarında, bu işin hiç de hayal ettikleri gibi
olmadığını anlayıvermişlerdi. Kurdukları onca hayal, düşündükleri onca güzellik, esen rüzgârın yeline kapılıp uçuvermişti sanki. Tartışmalar, zıtlaşmalar, inatlaşmalar derken aralarında ne saygı ne de sevgi bırakmıştı.
Aslında birbirlerini sevmiyor değillerdi. Evlilik öncesinde birbirlerine olan alakaları, tutkuları zamanla yerini aşka bırakmış ve nasıl olduklarını anlamadan evlilikle sonuçlanmıştı.

Geride bıraktıkları yıllarda mutlu olmuşlardı ve birbirine “seni seviyorum” sözünü usanmadan defalarca söylemişlerdi.

Gerçektende birbirlerini çok sevdiklerine dair ne kadar da dil dökmüşlerdi.Ama şimdilerde, küçük bir söz, ufacık bir hadise aralarında orta çaplı
bir kavganın çıkmasına yetiyor da artıyordu da.

Bir akşam oturup ilişkilerini gözden geçirmeye karar verdiler.

Böyle yürümeyeceğinin farkındaydılar ve mutlaka uzlaşmalıydılar.
Çünkü her ikisi de, boşanmayı istememekle beraber, işlerin de böyle
gitmeyeceğinin farkındaydılar.Evin erkeği “Aklıma bir fikir geldi” dedi.
“Bahçeye bir ağaç dikelim ve eğer
bu ağaç üç ay içinde kurursa boşanalım.
Eğer kurumaz da büyürse boşanma lafını bir daha
aklımızdan bile geçirmeyelim.
Bu süre içinde de ayrı ayrı odalarda kalalım.”

Bu ilginç fikir hanımın da hoşuna gitmişti.
Ertesi gün gidip bir meyve fidanı aldılar ve
birlikte bahçeye diktiler. Aradan bir ay geçtiştiki;

Ayrı odalarda yaşadıkları sadece bir ay…
Bir sabah bahçede diktikleri fidanın yanında karşılaştılar.
Her ikisinin de elinde içi su dolu birer bidon vardı….